|
SARAfİN'e gösterilen yoğun ilgiyi yakından takip ediyor, bize gelen sözlü ve yazılı soruların hepsini cevaplandırmaya çalışıyoruz. Siz de SARAfİN veya şaraplar hakkındaki tüm sorularınızı info@sarafin.com'a yazabilir, sıkça sorulan soruların cevaplarını aşağıda okuyabilirsiniz.
Şarap
nasıl bekletilmeli, beyaz ve kırmızı şarabın bekletilmesinde fark var
mıdır?
Şarap şişede bekletildiği sürece öncelikle mantarın kuruyup hava geçirmemesi için yatay durumda muhafaza edilmeli, bu suretle mantarın daima nemli kalması sağlanmalıdır. Ayrıca doğrudan ışık ve aşırı ısı farklılıklarından korunmalı, özellikle 25 derecenin üzerinde sıcaklıklara veya şarabın donmasına müsaade edilmemeli, tercihen 15 derece dolaylarında bir sıcaklık ortamı sağlanmalıdır. Genel kanaat şişelerin bekleme sürecinde fazla hareket ettirilmemeleri ve özellikle kırmızı şarabın sedimentlerini kıpırdatmamak yönündedir. Kırmızı ve beyaz şarabın bekletilme yöntemlerinde farklılık yoktur, süre ise her şarabın türüne göre değişir.
Şarabın
servis derecesi ne olmalıdır?
Genellikle beyaz ve rose şaraplar soğutularak, kırmızı şaraplar ise oda ısısında içilir. Soğuk şarap için 15 derece uygun içim kıvamı olmakla beraber servis biraz daha soğuk yapılır zire içene kadar geçen süre içinde bardakta veya elde biraz daha ısınacağı hesap edilmelidir. Öte yandan kırmızı şarap ise oda ısısından fazla ısıtılmamalıdır (20 derecenin üstünde alkol tadı baskın çıkmaya başlar ve şarabın dengesini bozabilir), örneğin şişe kalorifer yanına bile konmamalıdır.
Şarap
bardağının bir özelliği var mıdır?
"Öncelikle şarap bardağı yarıdan fazla doldurulmamalıdır." Bu sayede bardak elde hafifçe döndürülecek, içindeki şarap usulen dalgalandırılacak ve yükselen 'aroma'sı hissedilebilecek fakat aynı zamanda bardak taşmayacaktır. İdeal şarap bardağı ayaklı olmalıdır .Bardağı elle tutup ısısını yükseltmek yerine ayaktan tutmak buna mani olacak, ayrıca ayaktan tutup bardağı döndürerek rengi izlemek, şarabı dalgalandırmak daha kolay olacaktır. Şarap bardaklarının balon şeklinde olup ağzının dar olması kaliteli şarapların aromasının bardakta biraz daha uzun süre hapsedilip duyumlanabilmesi içindir. Hatta bu nedenle derinliği olan olgun şaraplarda daha büyük boy bardak kullanılıp bu duyum keyfinin uzatılmasına özen gösterilir. Konnosörler bardağın renksiz, düz, kesme olmayan ve mümkün olduğu kadar ince camdan yapılmış ve ince kenarlı olmasını tercih ederler.
Şarabı
havalandırmak 'decant' etmek şart mıdır?
Şarabı "decant" etmek, yani şişesinden başka bir 'özel' şarap kabına boşaltmanın öncelikle ve tek amacı beklemekten oluşmuş olan 'sediment' tortularının arındırılması, ve bardağa geçip ağıza hoş olmayan tadımlar vermesine mani olmaktır. Bu özellikle uzun süre bekletilen kırmızı şaraplar için söz konusu olabilir. Böyle durumlarda şarap şişesi fazla hareket ettirilmeden şarap özel kaba boşaltılır, fakat sonuna doğru sediment tortularının özel kaba geçmemesi için şişenin dibinde bir miktar şarap kalmasına göz yumulur. Bazı kimseler şarabın bu bosaltma esnasında havalandığına ve bunun yararına inanmaktadır. Genel kanı bu tür sübjektif değerlendirmelerin içenin keyfine bağlı olduğu yönündedir. Beyaz şaraplar genellikle fazla bekletilmediği için bu tür işleme gerek kalmamaktadır. Ancak az da olsa bazı beklemiş beyaz şaraplarda olabilecek tortular için şarabın doğrudan şişeden bardağı dikkatle dökülmesi daha uygun olacaktır, zira 'decant' edilmesi halinde havayla temas eden beyaz şarap daha çabuk ısınacak ve içim ısısı gereksiz yere yükseltilmiş olacaktır.
2000 yılında ilk defa piyasaya sunulan ve sadece 2000 şişe üretilebilen Sarafin Merlot 1998 çok çabuk tükenmişti. 'Merlot' da Sarafin bağlarına son derece iyi uyum gösteren üzümlerin arasına katıldı ve bu yıl çok daha fazla Merlot piyasaya sürebildik. Sarafin Merlot'nun 1999 rekoltesi ise Mayıs ayında şarapseverlerin beğenisine sunulan yaklaşık 27.000 şişe Sarafin Merlot, 12 ay boyunca ufak boy Fransız meşe fıçılarda eskitildikten sonra şişelenerek yeraltı kavına alınıyor ve toplam iki yıllık eskime süresini tamamlıyor. Merlot'nun bir sonraki rekoltesi Mayıs 2002'de şarapseverlerle buluşacak.
En beğenilen evrensel üzümlerden biri olan Merlot, bu üzümün kendine has yumuşak içimi, hem dolgun, hem de meyvemsi lezzeti ile ülkemizde de, tüm dünyada olduğu gibi, kısa zamanda sevilen bir kırmızı şarap olmaya aday. Sarafin Merlot 1999, eskitilmeye elverişli bir şarap olmakla birlikte, şu anda da keyifle içilebilir.
SARAfİN Chardonnay'in etiketindeki 'unfiltered' ibaresi ne anlama geliyor?
Aralık 2000'de piyasaya çıkan Sarafin Chardonnay 1999'u bir önceki rekoltelerden ayıran en önemli özelliği, Chardonnay üzümünün kendine özgü varyetal karakterini tam anlamıyla yansıtıyor olması. Sarafin bağlarında başarıyla uygulanan açık terbiye (open canopy) sisteminin yanısıra ilk defa bu rekoltede gerçekleştirilen ve şarabın hırpalanmadan şişelenmesini olanak veren "kısıtlı filtrasyon" yöntemi bu şarabın meyvemsiliğini vurgulamada güçlü bir etki yarattı. Sarafin Chardonnay 1999 etiketlerinde belirtilen kısıtlı filtrasyon ibaresi etiket arkalıklarında da açıklanıyor. Ufak boy Fransız meşe fıçılarda fermante edildikten sonra, yine aynı fıçılarda 12 ay boyunca eskitilen Sarafin Chardonnay, daha sonra şişelenip yeraltı kavına alınarak 1 yıl boyunca yıllanmasını sürdürüyor.
SAFAfİN Chardonnay 2001'de Paris'de düzenlenen Vinalies Internationales yarışmasında ödül alan tek Türk şarabı olarak, gümüş madalyaya değer bulundu.
Bağbozumunda 'Cold Crush' yöntemi nedir?
2000 yılı bağbozumunda ilk defa Chardonnay üzümlerinin naklinde denediğimiz bu yöntemin SARAfİN Chardonnay 2000 rekoltesinde başarılı sonuçlar vermesi üzerine, 2001 bağbozumunda Chardonnay'lerin yanısıra Sauvignon Blanc üzümleride frigorifik kamyonlarla Saroz'dan Mürefte'ye taşındı. Toplanan üzümlerin Ağustos ayının sıcağında meyvemsi özelliklerini kısa sürede kaybetme riski gözönüne alınarak, soğutmalı kamyonlarla taşıma yöntemi benimsendi.
Düşük sıcaklıkta gerçekleşen kırılma ve presleme işlemleri sonucunda, 'cold crush' tabir edilen şekilde şıraya dönüştü.
|